Irak Savaşı, Tokat'ı dental turizm merkezi yaptı
Tokat Dişhekimleri Odası Başkanı Dt. Sedat Çakır:
ÖZEL RÖPORTAJ
Tokat (Dentalhaber) Tokat Dişhekimleri Odası, geçtiğimiz hafta sonu yaptığı genel kurul ile kuruluşunu tamamladı. Bugüne kadar Sivas Dişhekimleri Odasına bağlı olarak faaliyet yürüten odanın ilk genel kurulunda Başkanlığa Dt. Sedat Çakır seçildi. Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 1991 mezunu olan Başkan Çakır, Tokat'ın dental turizmin merkezine oturduğuna dikkat çekti. Dt. Çakır'a göre bunda 2003'teki 2. Körfez Savaşı'nın itici güç oldu. Savaş esnasında Irak'tan gelenler için Tokat'ın bir göç merkezi olduğunu hatırlatan Dt. Çakır, daha sonra bu göçmenlerin gittikleri ülkelerde Tokat'taki kaliteli ve bütçeye uygun dental hizmetlerin tanıtımına vesile olduğunu belirtiyor. Tokat Dişhekimleri Odası Başkanı Dt. Çakır ile kentlerindeki dental hizmetler ve olağan dışı dental turizm hareketliliğini konuştuk.
-Tokat Dişhekimleri Odası'nın kaç üyesi bulunuyor?
-118 üyemiz var.
-Başkanım siz hangi üniversite mezunusunuz?
-Ankara Üniversite Diş Hekimliği Fakültesi 1991 mezunuyum. Sivas Dişhekimleri Odası'nın 8 yıldır Tokat İl Temsilciliğini yaptım.
-Diş hekimleri Tokat ve ilçelerinde yoğun çalışıyor mu?
-Merkezde ve ilçelerimizde çok iyi çalışan kliniklerimiz. Tokat merkezde çok ciddi anlamda sağlık turizmi yapan kliniklerimiz bulunuyor.

FOTOĞRAF: Tokat Dişhekimleri Odası Başkanı Dt. Sedat Çakır
-Tokat biraz merkezde kalmıyor mu? Sağlık turizmi yoğunluğu söz konusu mu?
-Tabii ki. Hatırlayacağınız gibi 2003 yılındaki Irak savaşından sonra mülteciler Tokat'a yerleştirildi. Bu insanlar geçiş dönemini kentimizde geçirdi. Ve ağız ve diş sağlığı sorunlarına kentimizde cevap aradı. Savaş sonrasında bu insanlar, ABD, Avustralya ve Kanada'ya dağıldı. Ancak buradan kopamadılar. Kentimizde ağız ve diş sağlığı tedavisi konusunda aldıkları hizmetin kalitesinden memnun kalanlar, sözünü ettiğim bu ülkelerden hasta göndermeye başladı. Kalite ve güzel hizmete fiyat uygunluğu da etkilenince hasta hastayı getirdi. Ve şehrimize yabancı hastalar çok sayıda gelmeye başladı.
Ayrıca Tokat gurbetçi vatandaşımızın bol olduğu bir kenttir. Bu gurbetçi vatandaşlarımızın talepleri de oluyor. Burada doğup büyümüş insanlarınız diş tedavileri için Almanya’dan Avusturya’dan kalkıp Tokat’a geliyor.
-2003 yılında Irak’ta yaşanan savaştan sonra kentte diş hekimleri açısından neler oldu?
-Sağlık turizmini şehrimizde 2003 yılındaki Irak savaşı tetikledi. Daha önce belirttiğim gibi savaşın başlaması ile birlikte ülkemize göç eden bu insanlar şehrimizde uzun yıllar kaldı.
-Kimdi bu insanlar nereden geldiler?
-Bu insanlarımızın çoğunluğu gayrimüslimdi. Bağdat vs Irak'ın çeşitli kentlerinden göç etmişlerdi. Ve şehrimiz onların konaklaması için belirlenmişti. Bu insanların yurtdışında akrabaları vardı. Onların yanlarına gitmek istiyorlardı. Ancak Amerika ve Kanada onlara hemen vize vermedi. İncelemeye tabii tuttu. Ne iş yaptıklarını, mesleklerini araştırdılar. Tabii bu süreçte şehrimizde misafirimiz olarak onları ağırladık. Çoğu kültürlü, dil bilen insanlardı.
-Tabii bu insanların dişleri ile ilgili bir sorun oldu mu diş hekimleri muhatap oluyordu değil mi?
-Evet. Onlarla ingilizce konuşarak anlaşıyorduk. Bazen Arap tercümanlar kullanıyorduk. Bu insanların Avustralya, Kanada ve ABD gibi ülkelerde akrabaları bulunuyor. Onlar da bu göçmenlere maddi anlamda destek oluyordu. Şehrimizdeki bu misafirlerimiz aldıkları ağız ve diş sağlığı hizmetinden memnun kalmış olmalılar ki bizi gittikleri ülkelerde anlatmışlar. Bütün bunlar burada sunulan ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin adeta reklamı oldu. Onlar da bize hasta göndermeye başladı. Hala Amerika'da görüştüğüm hastalarım var.
-Tokat’ta sağlık turizmini düzenli olarak yapan kaç klinik bulunuyor?
-Yani 4-5 tane klinik ciddi anlamda çalışma yürütüyor. Bu kliniklerimizde ülkemize rol model olabilecek bir çalışmalar söz konusu. Hasta geliyor, aynı gün işlemleri yapılıyor. İmplantlar takılıyor, ölçü alınıp geçici dişler de aynı gün ya da bir gün sonra takılabiliyor. Tokat'taki bu konfor ve kalitenin yurtdışına yansıması oluyor. Dişlerini yaptırmak için telefonla bizlere ulaşıyorlar.
-Tokat ülkenin ortasında bir noktada. Deniz, kum ve güneş sevdalısı hastalar açısından bakacak olursak dezavantaja sahip değil mi?
--Evet gerçekten de merkezde kalan bir şehiriz. Tokat yol güzelgahında olmadığı için pek bilinmiyor. Tokat son olarak 1402'de Timur gelince işgal edilmiş. O tarihten bu yana Tokat'ta düşman işgali yok. Aslında Niksar, Erbağa, Zile ve Turhal olmak üzere dört köklü ilçesi bulunuyor. Zengin bir tarım ve ticari hayatı söz konusu. Ayrıca çok ucuz şehir olması yurt dışından sağlık turizmi tercihlerini olumlu etkiliyor. Ayrıca turizm açısından korkunç bir potansiyele sahip. Yani Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerine ait önemli eserlere sahip. Danişmentlilerin başkenti zaten Niksar. Tokat’ı farklı kılan bir diğer özelliği gastronomi. Yemek festivalleri düzenleniyor. Yemek konusunda Antep ve Hatay ile yarışır durumdayız. Tanıtım ve reklam konusunda tabii ki zamana ihtiyacımız var.
-Fakat sağlık turizmi açısından ulaşım sorunu yok mu?
-Tokat Havaalanı’na her gün iki tane uçak seferi var. Ayrıca kentimize bir saat uzaklıkta Sivas'ın Yıldızeli ilçesinde hızlı tren var. Sivas’a hızlı trenle ulaşıp kentimize gelenler oluyor. Merzifon Havaalanı’na bir buçuk saat mesafedeyiz. Yine Ankara’ya inip otobüsle gelenler oluyor. Hakeza Samsun 2.5 saat uzaklıkta. Hasta transferi konusunda sorun bulunmuyor.
SAĞLIK TURİZMİ YAPAN KLİNİĞİMİZ VERGİ ROKERTMENLERİ ARASINDA
-O zaman belgesi olup sağlık turizmi yapan klinikleriniz yoğun çalışıyor.
-Sağlık turizmi yapan sözleşmeli bir kliniğimiz vergi rekortmenliğine oynuyor. Ve yakında kentimize bir implant fabrikası da kurulacak. Sağlık turizmi konusunda çok ciddi yatırım yapan arkadaşlarımız var. Mesela kliniğinde beş tane kazıma makinesi olan arkadaşlarımız var. Bu arkadaşımız bu sene implant fabrikasını kurma hazırlığı içinde.
-Kentinizde dental turizmin geliştirilmesi için ne gibi talepleriniz var?
-Uçak sefer sayıları arttırılabilir. Yine hızlı tren kente kadar uzayabilir. Ulaşım çok daha rahat olur. Yani İstanbul'la buranın arası en fazla 6 saate düşüyor trenle. Ankara'dan 2 saat 20 dakika bir süreden bahsediyorum yani.
0 Yorum Yapılmış
Habere Yorum Yap
E-BÜLTEN KAYIT
Diş Sektöründeki gelişmelerden mail yoluyla haberdar olmak için e-Postanızı kaydedebilirsiniz..