Haber 10.04.2026 00:00:00 / Okunma Sayısı: 317

GC'nin birçok AR-GE'si Türk ünversiteleri menşeli

GC Türkiye Ülke Müdürü Selen Hazne:

ÖZEL RÖPORTAJ

2. BÖLÜM

Bugün GC Türkiye Ülke Müdürü Selen Hazne ile yaptığımız uzun röportajın ikinci bölümünü yayınlıyoruz. Sorularımızı açık yüreklilikle yanıtlayan Hazne'den merkezi Japonya'da bulunan firmanın bir çok AR-GE'sinde Türk akademisyenlerin imzası bulunduğunu öğreniyoruz. Dental sektörde kadın emeğinin önemine de dikkat çeken Hazne, bu potansiyeli ortaya çıkarmak için bir kadın plaftormu oluşturduklarını anlatıyor.

-Geçmişi bugün ile karşılaştırırken, sadece ürün satış odaklı düşünmeyip diş hekimleri ve diş teknisyenlerini dinleyip "Birlikte neler geliştirebiliriz? sorusuna cevap aradığınızı hatta AR-GE çalışmaları yaptığınızı da anlattınız. Bugüne kadar ne gibi AR-GE çalışmaları yaptınız?

-Biliyor musunuz GC’nin dünya çapındaki birçok bilimsel çalışması Türkiye’deki üniversitelerden çıkmıştır ve bunlar multi-center çalışmalar ve çok kıymetli çalışmalardır. Şu an bunun diğer firmalar için giderek azaldığını görüyorum ve bu üzücü bir durum aslında.

-Ar-Ge çalışmalarını devam ediyor mu?

-Bazı üniversitelerle resmi iş birliğimiz sürüyor. İlk çıkan yeni ürünlerimizin ilk araştırmaları Türkiye bünyesinde yapılıyor ve bundan gurur duyuyoruz.

-Hangi üniversitelerle birlikte çalışma yürütüyorsunuz?

-Türkiye’deki tüm üniversiteler aktif olarak GC ile iş birliği içinde; ama bunların içinde en çok Marmara, Yeditepe, Ege ve Hacettepe Üniversitesi ile yaptığımız çalışmalar uzun dönemde klinik kanıt olarak dünyada aktif olarak kullanılmaktadır.

-Bu konuya Türkiye'de dental sektöre yönelik eleştirilerinizden geldik. Tekrar başa dönecek olursak sektörde başka eleştirileriniz noktalar var mı?

-Maalesef diş hekimi ve diş teknisyeni iletişimi de çok istediğimiz noktada değil. İlk günlerde çok daha kötüyken şimdi giderek ilerlese de hala istenilen noktada değil.

Diş hekimi ve diş teknisyenleri el ele vermek zorunda. Çünkü bu işin özü birliktelik...  Yapılan işler tek başına yapılacak gibi değil.  Dental sektör firmaları, diş hekimleri ve diş teknisyenleri bir arada olduğu sürece iyi sonuçlar elde edilebilir.

FOTOĞRAF: GC Türkiye Ülke Müdürü Selen Hazne farklı üniversitelerle "multi-center" olarak klinik ve bilimsel çalışmalar yapmaya devam ettiklerini ifade ediyor. 

ÜLKEMİZDE DİŞ HEKİMLİĞİ EĞİTİMİNİN SEVİYESİ ÇOK İYİ

-GC'nin akademik kurumlarla işbirliği ileri düzeyde. Ülkemizdeki dental seviyeyi; verilen diş hekimliği eğitim düzeyini nasıl görüyorsunuz?

- Başta da belirttiğim gibi birçok farklı üniversitemizle "multi-center" olarak klinik ve bilimsel çalışmalar yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.

Kabul etmek lazım ki eğitmenlerimiz ve dental sektörün seviyesi Türkiye'de gayet iyi. Bilimsel açıdan baktığımızda Türkiye'den çıkan yayın sayısı çok yüksek. Uluslararası kongrelere gittiğimizde gözlemliyoruz poster sayısı gerçekten çok fazla. Avrupa'da bu noktada bizlere övgü söz konusu.

Bu nedenle hocalarımızla olan yakın ilişkilerimiz ve hocalarımızın bize olan desteği sayesinde çok fazla klinik çalışma yapabilme imkanı bulduk. Ve bunlar uluslararası düzeyde çok güncel ve gündemde olan yayınlar haline geldi. Bu birçok yeni ürünün çıkışında bize yeni kapılar açtı. Bu konuda çok gururluyuz.

DENTAL SEKTÖR KADIN PLATFORMU GELİŞEREK BÜYÜYOR

-Farklı bir konuya geçmek istiyorum. GC Türkiye Ofisi olarak dental sektörde kadınların güçlenmesine büyük önem veriyorsunuz. Bu konuda yaptığınız etkinliklerle de dikkat çekiyorsunuz.

-Kadınların güçlenmesi yalnızca dental sektör için değil, ülkemizin gelişimi için de son derece önemli. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara verdiği değer, bugün hâlâ bize yol gösteriyor. Bu nedenle kendimizi güçlü Cumhuriyet kadınları olarak görüyor ve bu mirası ileri taşımayı önemsiyoruz.

Cumhuriyet kadınları olarak bir kere hiçbir şekilde vazgeçmemeyi atalarımızdan, analarımızdan öğrendik. O yüzden de böyle devam edeceğiz. Ancak ne yazık ki birçok sektörde olduğu gibi dental sektörde de zaman zaman kadınların emekleri yeterince görünür olamıyor.

Dental sektörde çok fazla kadın diş hekimi var biliyorsunuz, popülasyon olarak çok yükseğiz. Diş teknisyenleri arasında da aynı şekilde çok fazla kadın diş teknisyeni arkadaşımız var. Yine dental asistanlarımız var, hemşirelerimiz var. Fakat bunlar yönetim kadrolarına geldiğinde çok da aktif olarak rol almıyorlar, çok da uygun pozisyonlarda değiller ve iyi temsil edilmiyorlar. Biz de bu durumdan rahatsızız aslında.

-Kadınların bu sektördeki emeklerini görünür kılmak için GC Türkiye Ofisi olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında "Dental Sektörde Kadın Dayanışması" adı altında toplantılara öncülük ettiniz. Biraz da sektördeki bu kadın buluşmaları şimdilerde bir platforma dönüştü değil mi?

-Platform, sektörde kadının temsili noktasında yaşanan bu sorunlar nedeniyle oluştu. "Dental Sektör Kadın Platformu" deneyim paylaşımı, mentorluk ve dayanışma kültürünü güçlendirmeyi hedefliyor. Çok yakında daha geniş katılımlı ve daha güçlü bir kadın platformunu hayata geçirmeyi planlıyoruz. Amacımız sektörde eşit fırsatlar ve güçlü bir dayanışma ağı oluşturmak.

Bundan üç yıl önce GC Dental Kadın Etkinlikleri çatısı altında 8 Mart’ta düzenli olarak toplantılar yapıyorduk. Fakat bunu artık sadece GC bünyesinden çıkarmak istiyoruz. Dental sektördeki bütün kadınlar birlik olarak güzel bir platform oluşturduk. Yakında çok fazla etkinliğimizi duyacaksınız. Bunları da sizler de sosyal medyadan takip edebilirsiniz ya da sizler de bizlere katılabilirsiniz. Bu platformun temel amacı öncelikle sesimizi duyurabilmek ve birlik olabilmek, birbirimize dokunabilmek, bir kadın olarak birbirimizi anlayabilmek.

Kadınların güçlü bir dayanışma içinde olması lazım. Eşit şartlarda çalışabilmek; maalesef yaşanan çok fazla mobbinge karşı direniş içinde bulunmak ve birbirimize destek olmalıyız. Çok fazla genç kızımız maalesef şu an çalıştıkları kliniklerde, okullarda, diş teknisyenliği adı altında laboratuarlarda mobbinge maruz kalabiliyor.  Öncelikle mobing ile mücadele etmeyi hedefliyoruz.

FOTOĞRAF: Dünya devi GC'nin Fuji Oyama'daki ilginç bir mimariye  sahip olan beşinci fabrikası görülüyor. 

-Yakın zamanda Japonya'da GC'nin merkezindeydiniz. Orada Global Nakao School'a seçildiniz. Bu programın amacı nedir, ne gibi faaliyetlerde bulunur?

-GC'nin bir aile şirketi olduğundan bahsetmiştim. Bu aileden bahsederken aslında tüm GC çalışanlarının, Nakama'nın yani bir ailenin parçası olduğunu da anlatmıştım. GC'nin uzun dönemde istikrarlı bir şekilde büyütebilmesi için kurum içinde bir sürü eğitim programı var. Bu programların en başında Global Nakao School geliyor.

GC'de her merkez ofis kendi bünyesinde bir Nakao School açıyor. Bu Nakao School'larda iyi derecedeki yöneticiler eğitim alıyorlar ve stratejik karar alma yeteneklerini geliştiriliyorlar.

Dünya çapında ise bütün bu eğitimlerden geçmiş ve başarılı olmuş yöneticiler Global Nakao School'a seçiliyor. Bunun bir üst seviyesinde ise Nakao Global School bulunuyor. Bu program global ölçekte üst düzey yöneticiler yetiştirmek amacıyla tasarlanmış özel bir liderlik programı.

Global Nakao School'da değişen dünyada, çok hızlı hareket etmemiz gereken ortamlarda, şirketin öz değerlerini kaybetmeden stratejik karar alabilme yeteneği kazandıran eğitimler veriyor.

Global Nakao School'a seçilen bu kişilerden biri olmaktan benim için büyük gurur ve aynı zamanda önemli bir sorumluluk.

 

FOTOĞRAF: GC Yönetim Kurulu Başkanı Nakao ve GC Holding Yönetim Kurulu, Dr. Per Falk'ın 1 Ekim 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere CEO olarak atanmasını duyurmuştu. 

-GC firmasının bir de Nakao Vakfı bulunuyor. Biraz da onun hakkında bilgi verir misiniz?

-GC ailesinin Mrs. Nakano’nun şu an başında bulunduğu bir Nakao Foundation var. İsviçre merkezli bir vakfın kuruluşun amacı aslında bilimsel çalışmalarda gençlere yardımcı olmak. Her yıl düzenlenen belli bir yarışmalara projelerinizi sunabiliyorsunuz. Ve projeler sonunda bir fonlamaya tabi tutuluyorsunuz. GC, dünyanın birçok yerinde güzel projelere ev sahipliği yapıyor.  Bu yarışmalara Türkiye’de gençlerimizin de başvurmasını tavsiye ediyorum.

YAPAY ZEKA İŞLERİ KOLAYLAŞTIRACAK AMA ÇOK BİLGİLİ OLMAK GEREKİYOR

-Bunca yıllık backgraund size nasıl bir geleceğin diş hekimi profili çiziyor. Dental sektörü, diş hekimlerini nasıl bir gelecek bekliyor?

-Önümüzdeki dönemde diş hekimliğini yönlendirecek olguları üç başlık altında toplayabiliriz. Bunlardan bir tanesi biyomateryaller. Yeni çıkacak biyomateryallerin etkisi çok büyük olacak.

Bir diğeri dijital diş hekimliği. Şu an zaten aktif olarak hayatımıza girmiş durumda. Ancak AI’ın (Yapay Zeka) kullanımı arttıkça çok daha fazla hayatımıza girecek. Ve diş hekimlerinin işleri kolaylaşacak ancak bir o kadar da bilgi gerektirecek.

Dijital diş hekimliği artık geleceğin değil bugünün konusu. Dijital ölçü sistemleri, CAD-CAM teknolojileri ve yeni nesil materyaller tedavi süreçlerini hızlandırırken aynı zamanda  öngörülebilirliği de artırıyor. Ancak burada önemli olan yalnızca teknolojiye sahip olmak değil; doğru eğitim ve doğru workflow ile bu teknolojiyi kullanabilmek.

Üçüncüsü güçlü iş birlikleri. Diş hekimi, diş teknisyeni ve firma arasında güçlü bir iş birliği olmak zorunda. Çünkü işler 'dişi yaptım, oldu bitti' diye gelişmeyecek artık. Ürün bilgisi, detay ve yeni teknolojilerin kullanımı büyük bir önem kazanacak.

-Sektörde eleştirdiğiniz veya geliştirilmesi gerektiğini düşündüğünüz noktalar var mı?

-Dental sektörü hızla gelişen bir alan ve bu nedenle tüm paydaşların kendini sürekli geliştirmesi gerekiyor. Zaman zaman sahayı yeterince tanımayan, hekim ve teknisyenlerle düzenli temas kurmamış kişilerin yalnızca ürün satmaya odaklandığını görebiliyoruz.

Oysa bu sektörde başarılı olabilmek için sahayı tanımak, klinik ve laboratuar süreçlerini iyi bilmek ve kullanıcıyla sürekli temas halinde olmak gerekiyor. Distribütör ve satış ekiplerinin yalnızca ticari değil aynı zamanda teknik bilgi ve saha deneyimi açısından da güçlü olması gerektiğini düşünüyorum.

-Tecrübeleriniz ışığında dental sektöre ait değerlendirmeleriniz bizler için önemli. İlerleyen zaman içinde tekrar sohbet etme imkanı bulacağımızı ümit ediyoruz. Bize zaman ayırdığınız için teşekkür edip, sizden son bir kapanış mesajı alalım.

-GC olarak insan sağlığında gelişmeye öncülük eden bir dünya markasıyız. Amacımız 80 milyar gülüş. Yine GC olarak yalnızca sektörü takip eden değil, geliştirdiğimiz ürünler, teknolojiler, eğitim programları ve pazarlama yaklaşımlarımızla dental sektörün gelişimine öncülük eden rolümüzü sürdürmeyi  hedefliyoruz. Bu noktada hekimler, teknisyenler, bayilerimiz ve tüm ekip arkadaşlarımızla birlikte güçlü bir ekosistem oluşturduğumuza inanıyorum.

 

 

 

 

0 Yorum Yapılmış

Habere Yorum Yap

E-BÜLTEN KAYIT

Diş Sektöründeki gelişmelerden mail yoluyla haberdar olmak için e-Postanızı kaydedebilirsiniz..

Mailinizi girdikten sonra kaydol tuşuna basınız