Bir Türk Diş Hekiminin Dünya Birinciliğine Giden Yolculuğu
Dt. Ali Kurt
Merhaba değerli meslektaşlarım,
Dental Haber’de kaleme alacağım ilk yazıda hem kendimi tanıtmak hem de yakın zamanda elde ettiğimiz önemli bir başarıyı paylaşmak istiyorum. Bu yazıda, dünya birinciliğine uzanan hazırlık sürecini; klinik deneyim, dijital kayıt sistemleri ve kendi geliştirdiğim yazılımın nasıl bir araya geldiğini anlatacağım.
Ben Dt. Ali Kurt. Meslek hayatım boyunca klinik pratiğin yalnızca deneyime değil; doğru kayıt almaya, veriyi doğru analiz etmeye ve elde edilen bilgileri klinik açıdan anlamlı biçimde yorumlamaya dayandığına inandım. Diş Hekimliği alanındaki çalışmalarımın yanında, klinik ihtiyaçlardan yola çıkarak Dijital Diş Hekimliği için yazılım projeleri de geliştiriyorum.
Bu projelerden biri olan Jaw Motion, hekimler ile teknisyenler arasındaki dijital iletişimi güçlendirmek amacıyla geliştirilmiş, patent koruması altında bulunan bir Klinik Karar Destek Sistemi’dir. Jaw Motion; hastanın alt çene hareketlerini üç boyutlu olarak kaydeder, bu hareketleri dijital iş akışına taşır ve Exocad ile kabul edilmiş entegrasyonu sayesinde protetik tasarım sürecinin fonksiyonel verilerle değerlendirilmesine katkı sağlar.
Mesleki yolculuğumun erken döneminde, 363. dönem yedek subay Diş Tabibi olarak askerlik görevimi yaparken çok sayıda hastayı değerlendirme fırsatı buldum. Bu dönem, farklı klinik tabloları gözlemleme ve vaka değerlendirme becerimi geliştirme açısından benim için önemli bir deneyimdi. Ancak bugün anlatacağım dünya birinciliğinin temelinde; klinik deneyimin yanı sıra dijital kayıtların, üç boyutlu sanal hasta yaklaşımının ve Jaw Motion yazılımının bir araya gelmesi bulunuyor.
T-Marker ve Mobil Fotogrametri Nedir?
Bu yazının çıkış noktası, T-Marker tarafından düzenlenen uluslararası Mobil Fotogrametri Vaka Yarışması’nda elde ettiğimiz dünya birinciliğidir.
Yarışma, farklı ülkelerden akademisyenlerin ve uzman Diş Hekimlerinin katılımıyla gerçekleşti. Bu platform, klinik deneyim ile dijital kayıt sistemlerinin birlikte nasıl kullanılabileceğini göstermesi açısından oldukça değerliydi.
Peki, fotogrametri nedir?
Fotogrametri; farklı açılardan alınan fotoğraf veya görüntüleri kullanarak bir nesnenin, yüzeyin ya da anatomik yapının üç boyutlu modelini oluşturmaya yarayan görüntü tabanlı bir teknolojidir. Diş Hekimliğinde bu yaklaşım, implant konumlarının dijital ortamda kaydedilmesi ve laboratuvara aktarılması için kullanılabilir.
T-Marker Mobil Fotogrametri sistemiyle, iPhone veya iPad gibi mobil cihazlar kullanılarak implant üstü kayıtlar alınabilir. Bu kayıtlar, özellikle çoklu implant vakalarında dijital iş akışına katkı sağlayan veriler sunar. Mobil cihazların klinik kullanıma dâhil olması, daha erişilebilir ve pratik bir kayıt yaklaşımı ortaya koymaktadır.
Bu vakada mobil fotogrametri kayıtlarını iPhone ile aldık. Aynı mobil cihazı yüz taraması kayıtlarında da kullandık. Böylece yalnızca ağız içi verileri değil, hastanın yüzü ve ilgili anatomik ilişkileri de dijital ortamda değerlendirme imkânı elde ettik.
Dünya Birinciliğine Giden Hazırlık Süreci
T-Marker Mobil Fotogrametri Vaka Yarışması’na hazırlanırken hedefimiz yalnızca başarılı bir implant vakası sunmak değildi. Vakanın başlangıç durumunu, fonksiyonel özelliklerini, çene hareketlerini ve tedavi sonucundaki değişimi mümkün olduğunca bütüncül biçimde ortaya koymayı amaçladık.
Bizi diğer vakalardan ayıran temel yaklaşım; mobil fotogrametri, yüz taraması, üç boyutlu sanal hasta oluşturulması ve Jaw Motion kayıtlarının aynı dijital iş akışında değerlendirilmesiydi.
Üç boyutlu sanal hastayı oluştururken, mobil cihazla aldığımız yüz taramalarından yararlandık. Bu sayede yalnızca ağız içi bölgeyi değil; yüz estetiğini, dudak desteğini, çene ilişkilerini ve hastanın genel yüz oranlarını da dijital değerlendirme sürecine dâhil ettik.
Başarıyı Getiren Yaklaşım: Üç Boyutlu Sanal Hasta ve Jaw Motion
Bana göre dünya birinciliğini getiren en önemli unsur; mobil fotogrametri, yüz taraması ve üç boyutlu sanal hasta verilerinin Jaw Motion ile fonksiyonel olarak bir araya getirilmesiydi.
Burada teknik ayrımı net biçimde vurgulamak gerekir:
Mobil fotogrametri, implant konumlarıyla ilgili dijital kayıtların elde edilmesine katkı sağladı.
Yüz taraması, hastanın yüzünü ve estetik referanslarını üç boyutlu sanal hasta modeline taşıdı.
Jaw Motion ise hastanın alt çene hareketlerini üç boyutlu olarak kaydederek bu dijital modele fonksiyonel bilgi ekledi.
Bu yaklaşım sayesinde dijital model yalnızca statik anatomik verilerden oluşan bir yapı olmaktan çıktı. Hastanın alt çene hareketlerini de içeren, daha kapsamlı bir Klinik Karar Destek Sistemi yaklaşımına dönüştü.
Jaw Motion üzerinden elde edilen fonksiyonel kayıtlar, hekim ile teknisyen arasındaki dijital iletişimin daha anlamlı ve kontrollü ilerlemesine katkı sağladı. Böylece tasarım sürecinde yalnızca mevcut anatomik durum değil; çene hareketleri ve planlanan protetik sonuç da birlikte değerlendirilebildi.
Hastamıza dişsiz dönemde hazırladığımız rehber total protez, final restorasyonun planlanmasında önemli bir referans oluşturdu. Bu rehber, monolitik zirkonyum restorasyonun diş konumları, estetik yaklaşımı ve fonksiyonel hedefleri açısından yol gösterici oldu.
19 Mayıs’ta Açıklanan Dünya Birinciliği
Dünya birinciliğinin 19 Mayıs’ta açıklanması, bu başarıyı benim için daha da anlamlı hâle getirdi. 19 Mayıs; gençliği, cesareti ve geleceğe duyulan inancı temsil eden özel bir tarih.
Böyle anlamlı bir günde, uluslararası Mobil Fotogrametri Vaka Yarışması’nda bir Türk Diş Hekiminin dünya birincisi olması; Türk Diş Hekimliği adına önemli bir gurur kaynağıdır.
Bu sonuç, Türk Diş Hekimlerinin klinik bilgi ve deneyimlerini ileri teknolojiyle birleştirdiklerinde dünya çapında başarılar elde edebileceğini bir kez daha gösterdi.
Başarının TDB Yönetimiyle Paylaşılması
Dünya birinciliğinin ardından, kazandığım vakayı ve Jaw Motion projesini paylaşmak üzere Türk Dişhekimleri Birliği Merkez Yönetim Kurulu’ndan davet aldım.
TDB üst yönetimine gerçekleştirdiğim sunumda; iPhone ile alınan mobil fotogrametri ve yüz taraması kayıtlarını, üç boyutlu sanal hasta yaklaşımını, Jaw Motion verilerini ve bunların hekim-teknisyen iletişimine katkısını paylaşma fırsatı buldum.
Sunum sonunda yönetim kurulu üyeleri tarafından alkışlarla uğurlanmak, bu yolculuğun benim için en değerli ve onur verici anlarından biri oldu.
Bir Son Değil, Yeni Bir Başlangıç
Elde ettiğim dünya birinciliği benim için bir son değil, yeni bir başlangıçtı.
Bu süreç, Türk Diş Hekimlerinin yalnızca klinik uygulamalarda değil; Dijital Diş Hekimliği, veri analizi, yazılım geliştirme ve dijital tedavi planlaması alanlarında da dünya çapında projeler ortaya koyabileceğini gösterdi.
Benim için bu yolculuğun en önemli sonucu şudur: Klinik deneyim, doğru dijital kayıtlar ve Jaw Motion gibi hekim-teknisyen iletişimini güçlendiren yerli yazılımlar bir araya geldiğinde, daha öngörülebilir ve daha kontrollü bir protetik tedavi süreci oluşturmak mümkündür.
Bu başarıda Dijital Diş Hekimliği alanında birlikte çalıştığımız dijital diş teknisyenlerinin katkısı çok büyüktür. Bu nedenle, “Dijital Ekspert” olarak tanımladığım tüm teknisyen meslektaşlarıma teşekkür ediyorum.
Vakanın dünya birinciliğini getiren kısa sunumunu da bu haberle birlikte izleyebilirsiniz.
Hedefimiz; geliştirdiğimiz yazılımları ve farklı mühendislik disiplinlerinden öğrendiğimiz çalışma sistemlerini Diş Hekimliği pratiğine doğru, sade ve klinik fayda üreten biçimde entegre etmektir.
Saygılarımla, Diş Hekimi Ali Kurt
Yazarın 21 Ağustos 2026 Cuma Tarihinden Önceki Yazıları
Diş Sektöründeki gelişmelerden mail yoluyla haberdar olmak için e-Postanızı kaydedebilirsiniz..
Mailinizi girdikten sonra kaydol tuşuna basınız
Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği'nin kuruluş amacı doğrultusunda belirlenmiş olan misyonu, Dünya ve Ülkemizdeki Diş Sektöründeki gelişmeleri haberleştirerek toplumu bilgilendirmek